Türkiye'nin Nüfusu

Ülkemizde Nüfus

Nüfus: Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus denir.

Nüfus Yoğunluğu: Bir kilometre kare alana düşen insan sayısı

Nüfus Yoğunluğu = Yaşayan İnsan Sayısı / Yüzölçümü


Nüfusun Dağılışını Etkileyen Etmenler

  • İklim
  • Yer şekilleri
  • Sanayi ve Ticaret
  • Tarım
  • Yer altı kaynakları
  • Su Kaynakları
  • Turizm
  • Ulaşım


Nüfusun Yoğun Olmasının Sonuçları

  • İş gücü ucuzlar. İşsizlik artar.
  • Tüketim artar.
  • Konut sıkıntısı yaşanır. Çarpık kentleşme ve altyapı yetersizlikleri ortaya çıkar
  • Eğitim, sağlık vb. hizmetler yetersiz kalır
  • Trafik, çevre kirliliği, çöp ve gürültü sorunları ortaya çıkar.



Ülkemizde Nüfusun Yoğun Olduğu Yerlerin Özellikleri

  • Ilıman iklimin görüldüğü kıyı boyları ve kıyı ovaları.
  • Tarıma elverişli alanlar.
  • Ulaşıma ve yerleşmeye uygun yerler
  • Madencilik, sanayi, ticaret ve turizmin geliştiği yerler.

Ülkemizde Yoğun Nüfuslu Yerler

Marmara Bölgesi’nde Çatalca-Kocaeli Bölümü
Ege Bölgesi’ndeki kıyı ovaları
Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimleri
Akdeniz Bölgesi’nde Adana Bölümü
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Mardin Eşiği ve Diyarbakır Havzası
İç Anadolu Bölgesi’nde kuzey ve güney kesimler

Ülkemizde Nüfusun Seyrek Olduğu Yerlerin Özellikleri

Yerleşmeye ve tarıma elverişli olmayan dağlık, engebeli ve verimsiz alanlar. Kışları sert, yazları kurak geçen iklimin egemen olduğu bölgeler.(Bu bölgelerde ürün çeşitliliği ve verimi azdır)

Ülkemizde Seyrek Nüfuslu Yerler

Doğu Anadolu Bölgesi, Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimleri Akdeniz Bölgesi’nde Taşeli Platosu ve Toroslar Ege Bölgesi’nde Menteşe Yöresi, İç Anadolu Bölgesi’nde Tuz Gölü çevresi







Türkiye’de Nüfus Artışı

Yurdumuzda nüfus artışını etkileyen temel faktör doğal nüfus artışıdır. Nüfus artışında doğumlar kadar ölümler de etkilidir. Doğumlarla ölümler arasındaki fark doğal nüfus artışını oluşturur. Türkiye'nin doğal nüfus artışı incelendiğinde özellikle 1950'lerden itibaren ölüm oranlarında, 1960'lardan itibaren ise doğum oranlarında bir düşmenin söz konusu olduğu görülmektedir. Buradan anlaşıldığına göre doğum oranları azalırken ölüm oranları da azalmakta, yani insan ömrü uzamaktadır.

1927-1935 yıllarında nüfus artışının % 28,9'luk kısmını başka ülkelerde yaşayan Türklerin siyasal baskılar nedeniyle yurdumuza göç etmesi oluşturur.

1939'da Hatay'ın ana vatana katılması 1935-1940 yıllarında %12,5'lik bir artışa neden olmuştur.

1945-1950 yıllarında seferberlik hâlinin kalkması, ekonomik şartların düzelmeye başlaması, evlenmelerin artması, doğum oranlarının yükselmesi, bu ve bundan sonraki dönemdeki artışları da etkilemiştir.
1960-1965 yıllarında 200 bin kadar işçinin yurt dışına çalışmak için gitmesi nüfus artışında bir yavaşlamaya neden olmuştur.

1975 yılından itibaren nüfus artış hızımızın düşmesinde, kentleşme ve sanayileşmeyle birlikte doğum oranlarında meydana gelen azalmanın da etkisi olmuştur.

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yurdumuzun uzun yıllar süren savaşlarda erkek nüfusunun önemli bir kısmını kaybetmiş olması, toplam doğurganlık oranını oldukça düşürmüştür. Bu nedenle 1965'e kadar nüfus artışını teşvik edici politikalar izlenmiştir. 1965'ten itibaren doğurganlığı teşvik edici politikaların yerine nüfus planlamasına önem verilmesi ise nüfus artışının yavaşlamasında etkili olmuştur.

Kırsal kesimdeki nüfus artışı sonucu her geçen gün kişi başına düşen arazi miktarı azalmaktadır.

Kentlerde konut sıkıntısı baş göstermekte ve gecekondulaşma görülmektedir

Kırsal kesimde yapılan yatırımlardan verim alınamamaktadır.

Ülkemizin batı ve orta kesimlerinde yer alan illerde nüfus artışında doğurganlığın yanı sıra göçlerin de etkisi vardır.

Türkiye'de nüfus artışı bazı sorunlara yol açmaktadır. Çevre sorunları oluşur, göç artar, millî gelir azalır ve refah seviyesi düşer, hizmetler aksar, bağımlı nüfus artar, konut sıkıntısı yaşanır, düzensiz şehirleşme görülür.

egitek.meb.gov.tr
www.tuik.gov.tr

1 yorum:

  1. bence çok süper bir sayfa bütün sorularıma olmasada çoğuna tek bir sayfada cevaplandırdığım tek yer

    YanıtlaSil